• Kurdî
  • Türkçe

  

YJA STAR

ANA SAYFA / MAKELE

 

  1. Buradasınız:  
  2. Anasayfa
  3. STAR AKADEMİSİ

‘BiLMEK, BULMAK GEREK’

Kelime anlamı olarak ‘terbiye etme’ anlamına gelen eğitim sözcüğü, yaşamın her alanında sıkça kullandığımız ve nasıl’ını bir o kadar sıklıkla tartıştığımız temel konuların başında gelmektedir. Bilimsel temellerde devrimci bir eğitim modelini esas almak, Ortadoğu rönesansı açısından temel teşkil edeceği gibi, zihniyet ve vicdan devrimini gerçekleştirmede de en öncelikli yere sahiptir.

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 15 Aralık 2023
Görüntüleme: 826

Devamını oku …

ASKERİ EĞİTİMLERDE KOMUTANIN ROLÜ

Zihniyet devrimi her şeyden önce bir eğitim olayıdır. Sınıflı toplum tarihini incelediğimizde devletçi otoritenin kurumlaşmasını sağlayan temel etmenlerin askerlik ve politikanın gelişimi olduğunu görürüz.

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 15 Aralık 2023
Görüntüleme: 794

Devamını oku …

YENİ DÖNEMDE GERİLLA TAKTİKLERİ

Neolitikten şimdiye kadar, egemenlere karşı direnenler hep olmuştur. Ama onlar savaşta nasıl savaşacağını bilmediği için, hem de rastgele ve düzensiz bir şekilde savaştığı için ordu sahibi egemenlerin karşısında zayıf düşmüşlerdir. Bu savaşın sonunda hep acı çeken taraf olmuşlardır. Savaş için 3 temel önemli konu vardır. Bir stratejik düşünmek ve ona göre hareket etmek, iki taktik boyutunda yaratıcılık ve yeni hamleler.

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 01 Aralık 2023
Görüntüleme: 839

Devamını oku …

TARİHTEN GÜNÜMÜZE SİLAHLARIN GELİŞİMİ

Silahların tarihi insanlığın doğuş tarihine denktir. İlk insan, güdüsel olarak şekillenen açlık ve savunma gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için düşüncesine eşit bir gelişimle silahları da yavaş yavaş keşfetmeye başlamıştır. Başlangıçta doğadaki vahşi canlılardan kendini koruma ve yine doğadaki canlıları avlayarak beslenme ihtiyacını karşılama temelinde ilkel aletler geliştirmeye başlamıştır.

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 01 Aralık 2023
Görüntüleme: 758

Devamını oku …

Ekim Şehitlerimiz; Kadın Gerillalaşmasının Ve  Zorlu Kadın Militanlığının Tarihidir

Berfin Nurhak

Ortadoğu devrimine açılımı ve bunun oluşturduğu heyecanı, motivasyonu ve yoğunluğunu  Kadın Özgürlük Hareketinin militanları olarak yaşıyoruz. Son yıllarda bu kapsamda yoğunlaşan kadın mücadelemiz içerisinde gördük ki;  Demokratik Ekolojik-Kadın özgürlükçü paradigma ve bu bakış açısına dayanan Demokratik Sosyalizm ideolojisi, Kadın Kurtuluş İdeolojisi Ortadoğu halkları, kadınları için kurtuluşun ve özgürlüğün kaynağı olmakta ve buna önemli bir düzeyde  yönelme görülmektedir.

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 10 Ekim 2023
Görüntüleme: 776

Devamını oku …

CİNS MÜCADELESİ (İKİNCİ BÖLÜM)

Özgürlük için savaşan kadınlar olarak, toplum adına tarihi bir mücadele yürütüyoruz. Erkek egemen zihniyetle şekillenen tarihle mücadele etmek bizim doğal hakkımızdır. Kürt kadınları olarak, bütün kadınlara cevap olabilmek için, özgürlüğün derinliğine inmeliyiz.

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 10 Ekim 2023
Görüntüleme: 825

Devamını oku …

MİTOLOJİ DERS NOTLARI

Mitoloji, efsane bilimidir. Mitos, Yunanca söylence, efsane anlamındadır. Duyulan ya da söylenen sözdür. Bir başka değişle tanrılar, yarı-tanrılar ya da kahramanlarla ilgili masal, destanlardır. Mitoloji, binlerce yıl insanların düşünce tarzı olmuştur. Ve bugün hala zihniyetimizdedir. İnsanların çocukluk çağının düşüncesidir. Dili şiirseldir.

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 21 Eylül 2023
Görüntüleme: 847

Devamını oku …

CİNS MÜCADELESİ (BİRİNCİ BÖLÜM)

Kadınlar olarak var oluşumuzu daha iyi değerlendirmeliyiz. Cins mücadelesini iki boyutta değerlendirmeliyiz. Birincisi cins mücadelesinin amaçları, ikincisi ise cins mücadelesinin yöntemleridir. Cins mücadelesinde çıkan sorunları tespit edersek çözümünü de bulabiliriz. Kadının özgürlüğünde toplumun özgürlüğü gelişecek.

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 21 Eylül 2023
Görüntüleme: 807

Devamını oku …

ÖZGÜRLEŞMENİN BASAMAKLARI

 Toplumsallığın gelişmesi için eşitlik önemli, eşitlik özgürlük kapsamında önemli bir yere sahiptir, eşitlik olmasa özgürlük gelişemez. Eşitlik genelde kaba olarak ele alınıyor. Bana nasıl davranıyorsa, ona da öyle davranması gerek, gibi ele alınıyor. Biz bu ele alış tarzını benimsemiyoruz. Önderlik eşitliği böyle ele alanları firavun özgürlüğünü yaşayanlar olarak tanımlıyor. Hareketimiz kaba eşitliği benimsemiyor. Eşitliği özgünlük boyutunda ele alıyor. Örgüt içinde; ‘’Erkeklere ne geçerliyse bizim için de geçerlidir ya da erkeklerin ne hakları varsa bizim de olunmalı’’ tarzıyla yaklaşsaydık, özgürlük boyutunda gelişmeler yaşanmazdı. Önder Apo kadın arkadaşların özgünlüğünü farklı ele aldı. Ve bu ele alışla farklı bir eşitlik ortaya çıktı. Önderlik buna; pozitif ayrımcılık, dedi. Özgürlük eşitliği kapsıyor ama eşitlik özgürlüğü kapsayamaz. Özgürlük eşitlikten daha geniş bir kavramdır. Özgürlük yolunda eşitlik bir basamaktır. Özgürlüğe giden yolda diğer basamak ise ahlaktır. Önderlik ahlakı özgürlükte var oluş olarak görüyor. Özgürlük  ahlak ilkelerinde anlamını buluyor. Toplumun sorunlarını çözebilecek olan ahlaktır. İyi bir ahlak, derin bir ahlak kültüründe toplum daha sağlam bir şekilde kendi ayaklarının üzerine durur. Bir toplumda çok sorun varsa burada ahlak boyutunda sorun vardır demektir. Kapitalist sistem en çok toplumun ahlakına saldırıyor. Kapitalizmin en büyük amaçlarından biri de toplumda ahlakı zayıflatıp, toplumu düşürmektir. Bir toplumda ahlak varsa kapitalist sistem bir dakika bile orada sistemini sürdüremez. Ahlakın bittiği yerde, kölelik başlar. Önder Apo, ahlak için; ‘’Toplumun kolektif vicdanıdır’’, diyor. Evet, ahlak toplumsallığın özüyle kendini ayakta tutmasını sağlar. Bir insan vicdansız ve ilkesiz olursa özgürlüğe olan yaklaşımları da bireyci ve sadece kendi istekleri doğrultusunda olur. Ahlak kaba düz bir çizgide ve eksik noktalarda değerlendiriliyor.  Ahlaksızlık sadece hırsızlıkla, yalanla ele alınamaz. İnsani özelliklerden uzak biri ahlaksızdır, örnek vermek gerekirse kendi üzerinde baskıyı saygısızlığı kabul etmeyip, başkaları üzerine kabul etmek en büyük ahlaksızlıktır. İyi yapmak, iyi düşünmek de ahlakı akla getirir. Ahlak genelde iyi olarak ele alınır, ama neye göre iyi? Bunun üzerine çok düşünmeliyiz. İyilik adı altında bazen kötülük yapıyoruz, yardım adı altında bazen yanımızdaki insanları iradesizleştiriyoruz. Bazen bilinçsiz bir şekilde iyiliği kendi istediğimiz yöne çeviriyoruz. İnsan kendini bir toplumda faydalı görürse o zaman ruhunda özgürlüğü yaşıyordur. İnsan bir şeyler yaptığını gördüğünde özgürlüğe daha çok bağlanıyor. Ahlakın red kabul ölçülerinde muğlaklık olmaması gerek bu konuda bireyci davranılmamalıdır. Her yerde ahlak var, askeri, ideolojik, siyasi vb her şeyin ahlakı var. Aslında ahlakın ölçüleri var, bu ölçülere göre hareket edilmese toplum yozlaşmaya doğru gider. Politika ve Özgürlük Özgürlük toplumsaldır, bu yüzden politika şarttır.  Toplum kendini nasıl örgütleyecek, nasıl yürütecek olgusu politikayla oluşturuluyor. Politika toplumun pratik hafızasıdır. Toplumun ortak aklıdır. Politika özgürlüğün başlangıcıdır. Politika kendini yönetme sanatıdır. İnsan ne kadar kendini yürütebilse o kadar özgürdür. Bu yüzden özgür olabilmek için politik olmalıyız. Politik olursak bazı kararları alabiliriz, sürekli başkalarında yardım istemek insanı zayıflatır. Önderlik politika için şöyle diyor; ‘‘Politika insan özgürleştirir.’’ Politiklik uyanıklıktır, ön görü sanatıdır. Yaptığın işin ilerde neye yaracağını bilirsin, yani öz sezgisi güçlüdür. Politik olmayan insan bireylere teslim olup, kendi gözüyle dünyaya bakmaz. Hep başkalarının ne düşündüğünü düşünür ve başkaları tarafından manipüle edilir. Politika ahlakı takip ediyor. Politika ahlakın yöntemi oluyor. Ahlak hakikatse politika da yöntemidir. Uygulayandır. Bilinç İnsan bilmediği bir şeyin kölesi olur. İnsan ne kadar bilinçlenirse o kadar özgürlüğe yakınlaşır, gerçeklik bizde uyandığında o kadar özgürleşiriz. Bir insanda ne kadar ideolojik bilinç varsa o kadar büyük yaşar.  Önderlik bilinçsizlik köleliktir diyor. Askeri, ideolojik siyasi boyuta bilinçlerimiz hep yarım yamalak ve kendimizi de bu şekilde yeterli görüyoruz. Bilinçlenmek için kendimizi sürekli eğitmeliyiz. Önce kendimizi bilmeliyiz. Niçin savaşıyoruz, kimiz sorularına cevap bulmalıyız. Kendini tanımak, hangi konuda güçlü hangi konuda zayıfsın farkına varıp üzerine gitmek önemlidir. Tarihinle ve misyonunla kendini tanımalısın. Kendini tanıyan bilinçli bir insan etkilidir. Kendini tanımak, evrensel güce ulaşmaktır. Kadın olarak ne kadar kendimizi tanıyoruz, misyonlarımızın farkında mıyız sorularını kendimize sormalıyız. Özgürlük yolunda en büyük çetin savaş kendini tanımaktır. Bilinçli insan erdemli güçlü insandır. Kendini tanımak boyutunda analitik zekâ ve duygusal zekasını eşit bir boyutta çalışması gerekir. Duygularımıza anlamlı bir yön vermeliyiz. Büyük duygular önemlidir. Bilinçle ilgili anlam konusu var. Anlam da önemli bir konudur. İnsan ne kadar anlarsa o kadar özgürdür. İnsan ne kadar anlamdan uzaklaşırsa gerçeklikten o kadar uzak olur. Anlam verdiğimiz zaman enerjimiz yükselir. Küçük bir tartışmada bile insan anlam bulmalı, anlam verdikçe özgürlük gelişir. Güzelliğin, yaratıcılığın, bilincin vb. konuların anlamını bilirsek o zaman özgürlüğe yakınlaşırız. Anlam vermek için biraz çelişki de yaşamalıyız. Özgürlük yolunda özgür bir insan her şeyi sorar ve çelişki yaşar. Önderlik küçük yaşta her şeyi sormuştur. Ve o zaman ilk çelişkileri başlamıştır. Bu çelişkiler Önderliğin sıradan yaşamasına izin vermemiştir. Çelişkilerin olduğu anda kaoslar başlar. Özgürlük anları kaos dönemlerinde yaşanıyor, kaoslara doğu müdahale edersen özgürlüğü anı anına yakalarsın. İnsan özgürce her yerde çelişkilerini paylaşmalı, içine atmamalı, çelişki olacak ama bu çelişkilere yol açmalıyız. Çelişkilerle sürekli bir kaos içinde olursak boğuluruz. Çelişkilerden kurtulmak için esnek düşünmeliyiz, dogma kalıplarından uzak durmalıyız. Kapılarımızı açmalıyız. Zihnimizde putlaşma olursa olmaz. Özgürlük statik değildir. Akışkandır. Dogmatik olan insanlar özgürlüğe açık değildir. Ve sorunlara karşı çözümsüzdürler. Esnek olmayınca ‘tekrar’ oluşuyor, ‘tekrar’ da özgürlüğü öldürüp köleliğe sürüklüyor. ‘Tekrar’ yeni değişimleri görmememize izin vermiyor. Esnek insanlar her zaman renklidir. Özgür olmak istiyorsak biraz esnek olmalıyız. Esneklikte enerji var, enerji akışkandır. Akışkanlıkta özgürlüktür. Her insan da enerji var mühim olan bu enerjiyi ortaya çıkarmaktır. Özgür insan akışkandır ve etrafını da kendisiyle birlikte akıtır.    

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 11 Temmuz 2023
Görüntüleme: 759

Neden Özgürlük? Niçin Özgürlük?

Özgürlük kelimesi bütün insanlarda, tutku, heyecan ve büyük bir azim oluşturuyor. Özgürlük salt teorik olarak ele alınacak bir kavram değildir. Özgürlüğe hayal gibi bakılıyor, özgürlüğü sadece neolitik dönemde görüp ve eskiden olup bitmiş gibi bakılıyor bu anlayış yanlıştır. Özgürlüğün elinden ne kadar tutarsan ve ruhunda ne kadar hissedersen o kadar özgürsün. Özgürlüğü ruhunla bilinçli bir şekilde tamamlamalısın, özgürlük mekân, kişi ve zamana göre değişmiyor. Özgürlük sadece siyasi bir kavram değil, felsefi ve ideolojik bir bakıştır. Özgürlük ruh ve yaşamdır. Özgürlüğü doğru bilinçli bir şekilde ele almalıyız. Yaşam tarzımız ne kadar özgürse biz o kadar özgürüz, arayış olmalı özgürlüğe erişebilmek için büyük arayışlara girmeliyiz. Önder Apo sadece özgürlüğün tanımını yapmadı, özgürlüğün yaşamını oluşturdu, bize özgürlüğü hissettirdi. Ve nasıl niçin özgür olmamız gerektiğinin yolunu gösterdi. Özgürlüğün kapsamını genişletti sadece insana, zamana ait olmadığını, bütün evrene ait olduğunu dile getirdi. Evren zenginleştikçe özgürlükle bir oluyor. Önderliğin özgürlük üzerine derin değerlendirmeleri var. Önderlik özgürlüğü Amargi’den ele aldı.  Amargi nedir? Neolitik dönemde toplumsallık erkek-iktidar tarafından saldırıya uğradı ve daha sonraki dönemde toplum kendini yeniden oluşturmakta zorlandı. Ana toplumsallığına inananlar öne çıkıp büyük bedelleri göze alarak ‘Ana’ya dönüşün mücadelesini verdiler. Ve işte ‘Ana’ya dönüş Amargi’dir. A-MAR-Gİ, mar, anneden geliyor, yani kadından, insanlık o dönemde öze dönüşü özgürlüğü kadında buldu. İnsanlık köleliği, maddi manevi değerlere olan gaspı görünce Amargi dediler.  Onlarca din mezhep kullandıkları dile özgürlüğün bu anlamını taşımışlardır. İnsanlık Amargi’nin kutsallığında ve gerçekliğinde özgürlüğe yürümekten vazgeçmemiştir. Günümüz savaşların temelinde bu anaya dönüş mücadelesi vardır. İnsanlık ne zaman anaya dönüşü gerçekleştirirse özgürlüğe erişecek. Özgürlüğü sadece siyasal boyutta değerlendirirsek özgürlük hakikatine ulaşamayız. Öyle bir sistemle savaşıyoruz ki özgürlüğü kendilerince ele alıyorlar. Kendi bireysel çıkarları için kullanıyorlar. Erkek kadını hakimiyeti altına alarak; ‘Seni özgürleştireceğim’ diyor, iktidar toplumu köleliğe sürükleyerek özgürlükten bahsediyor. Özgürlük düşmanları, özgürlüğün anlamını bilerek boşaltarak toplumu ve kadını kendi rehinlerine çeviriyorlar. Arkadaşlar özgürlük hakkında soruya cevabı; Gulan Arkadaş; ’’Benim için özgürlük, zor ve korku uyandıran bir olayın üzerine gitmek ve zafer elde etmektir’’. Deniz Arkadaş; ‘’Özgürlük benim için hakikat ve doğanın özüne ulaşmaktır.’’ Faraşin Arkadaş;’’ Özgürlük başarıdır, her şeyde başarı, devrim yolunda başarıdır.’’ Delila Arkadaş;’’Özgürlük var oluştur ve hedefinde başarıya ulaşmaktir’’. Sılava Arkadaş;’’Özgürlük bizde başlıyor, büyük bir iradenin ortaya çıkışı özgürlüktür’’. Arkadaşların tanımı anlamlı, çekici ve güzeldi. Özgürlük Kürtçe’de Azadi ‘dir.  Aza’nın anlamı kendini yeniden yaratan, doğuran, dönüştürendir. Özgürlük ideolojik felsefik bir bakış istiyor. Azadi kelimesinden de anlayacağımız gibi doğuran, yaratan, üreten özgürdür. Özgürlükte  ‘ öz’ ise kendi benliği, iradesi, kendi kimliği var, özgürlüğün hem Kürtçe hem Türkçe anlamına baktığımızda kökeninde, var oluşunda kadının özü ve kutsallığı vardır. Özgürlüğün ölçüsü ve değeri vardır. Sistem özgürlüğün üzerinde oynayarak soyutlaştırdı. Ve sonra saptırdı. Sistem toplumu manevi özünden kopartarak özgürlükten uzaklaştırdı. Sistemde toplumun tercihleri geçersizdir, onun yerine sistemin tercihleri vardır. Özgürlük üzerine büyük bir algı operasyonu var. Sistem sahte özgür aşkı geliştirip, insanları mülkleştirdi. Birbirini yüceltmeyen duruş özgürlük değildir. Kapitalizm özgürlüğü kişiselleştirdi. Duyguların kölesi, alışkanlıklar ve isteklerin kölesi yaptı, bu anlayış özgürlük arayışından uzaktır. Özgürlüğün ilkeleri var. Gerçek özgürlük, kendini topluma adamaktır, sahte özgürlük ise bireyciliktir. Kapitalizmin bize sunduğu sahte özgürlüğün farkına varmalıyız. Bir insan kendi iradesiyle değil, birilerin gölgesinde yürüyorsa biz buna özgürlük diyemeyiz. Özgür kadın kim sorsak bütün arkadaşlar ‘Zilan’ diyecek. Özgürlük sadece ucuz bir söylem değil, büyük bir kararlılık ve arayıştır. Özgürlük büyük bir düzey istiyor, dağlarda olduğumuz için çok şanslıyız, özgürlük için büyük zeminler oluşmuş. Özgür kadın kimdir sorusuna cevaplarımız var. Özgürleşsek de olur, özgürleşmesek de olur anlayışı kapitalizmin sistem anlayışıdır. Yani özgürlüğün çizgisi net ve somuttur. Düşman bize köleliği dayatıyor bizim cevabımız da ya özgürlük ya özgürlüktür. Özgürlüğü istiyorsak ona göre hareket etmeliyiz. Yaşam coşkusu özgür insanın ölçülerinden biridir. Özgürlük savaşçıları olarak, an be an büyük bir arayış içinde olursak o zaman özgürlükle bir oluruz. Ruhumuzun bizimle olması gerek, ruhumuzu kimseye teslim etmemeliyiz. Sahte ve gerçek özgürlüğü iyi tanımlamak için özgürlük ile toplum arasındaki bağı çözmeliyiz. Önder Apo; ‘’Bireysel özgürlük negatiftir, toplumsal özgürlük pozitiftir’’ diyor. Bir toplumun özgürlüğü ne kadar önde olursa bireyi de o kadar özgürdür. Yani kendimizle çevremizi de özgürleştirmeliyiz.  Birey ne kadar özgürleşirse kendi özgürlüğüyle birlikte toplumu da özgürleştirmelidir. Birey, diğer insanların emeklerini ayaklar altına almayacak kadar özgürdür. Önder Apo’nun özgürlük hakkında bir değerlendirmesi var ve şöyle söylüyor; ‘’Eğer kendi özgürlüğünüz, yeni özgürlüklere kapı aralıyor ve başkalarının özgürlüğüne vesile oluyorsa anlamlı ve yaratıcı bir özgürlüktür. Ama böyle bir sonuç yaratmaktan çok sizi belirli sınırlara hapsediyor ve zaman içinde kanatlanmanızı engelleyen bir ağırlığa dönüşüyorsa bu özgürlük oluşturucu değil, tutsaklaştıran bir özgürlüktür. ‘’ ‘Bana özgürlük, sana yok’, anlayışı kendisiyle birlikte faşizmi doğuruyor. Türk devleti, ben özgür olayım, Kürtler olmasın, diyor, bu faşizmdir. Biz de sadece Kürt Halkı’nın özgürlüğünü isteseydik, şimdiye kadar elde etmiş olurduk. Ama biz özgürlüğü evrensel olarak ele alıyoruz. Arap, Ezidi, Süryani halklarımızın özgürlüğü için savaştık bu bir evrensel özgürlük anlayışıdır. Toplumsal kimliğimizi kazanmak istiyoruz.      

Ayrıntılar
Oluşturuldu: 11 Temmuz 2023
Görüntüleme: 800

Sayfa 3 / 11

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • TOPLUMSAL DOĞA VE UYGARLIK

  • TOPLUMSAL DOĞA VE UYGARLIK

Ana Menü

  • ANA SAYFA
  • ÖNDER APO
  • AÇIKLAMALAR
  • GÜNDEM
  • ÖNCÜLERİMİZ
  • STAR AKADEMİSİ
  • STAR GÜNLÜKLERİ
  • DAĞ DÜŞÜNCELERİ
  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ

Ara Menü

  • Sitede ara